Diyarbakır’da Kültür Yolu Festivali Heyecanı: Ekonomik Sıkıntılar Arasında İsraf Tartışması mı?
Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 14. durağı olarak Diyarbakır'ı seçen Kültür ve Turizm Bakanlığı, kentin tarihi zenginliğini sanatla buluşturmaya hazırlanıyor. 11-19 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek etkinlikte, Diyarbakır Valiliği'nin de tanıtım desteği sağlayacağı belirtilirken, festivalin 2000'den fazla sanatçı ve 1500 etkinlikle renkleneceği açıklandı. Ancak, günümüz ekonomik koşullar ve hükümetin israf önleme politikaları karşısında, bu tür kültürel organizasyonların maliyeti kamuoyunda tartışma yaratıyor: "Bu etkinliklerin faturası kimlere kesilecek?"
Festival, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, kentin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki surları ve Hevsel Bahçeleri gibi simgeleri arka plan yaparak başlayacak. Programda, dengbêjlerden Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'na, Kürtçe, Türkçe ve Ermenice şarkılardan eyvan gecelerine kadar geniş bir yelpaze yer alıyor. Bakanlık kaynakları, etkinliğin Türkiye'nin marka değerini artırmayı ve turizm gelirlerini canlandırmayı hedeflediğini vurguluyor. 2025'te toplam 20 şehirde gerçekleştirilecek festival serisi, her yıl 5 yeni kenti kapsayarak 2028'e kadar 35 şehre ulaşmayı planlıyor.
Ancak, eleştirmenler ve ekonomi uzmanları, etkinliğin maliyetinin yeterince şeffaf olmadığını ve hükümetin gıda ile genel kaynak israfına yönelik yeni politikalarıyla çeliştiğini savunuyor. Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu'nun öncülüğünde hazırlanan "2025 Yılı İsraf Raporu"na göre, Türkiye'de her yıl 23 milyon ton gıda israf ediliyor; bu da kişi başına 102 kilogramlık bir yük anlamına geliyor. Raporda, serpme kahvaltı ve açık büfeler gibi uygulamaların israfı tetiklediği belirtilirken, kurul üyesi Ramazan Bingöl, "Gıda artık milli güvenlik meselesi" diyerek sürdürülebilir politikalar çağrısı yapıyor. Bu bağlamda, festival gibi büyük organizasyonların lojistik, konaklama ve catering harcamalarının milyarlarca lirayı bulabileceği tahmin ediliyor – ancak resmi bir maliyet breakdown'ı henüz açıklanmadı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2025 bütçesi, toplam 53 milyar 202 milyon lira olarak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçti. Bu rakamın yaklaşık 3 milyar 632 milyon lirasının "sanat ve kültür ekonomisi" programına ayrılması beklenirken, festivalin bu pastadan ne kadar pay aldığı belirsiz. Muhalefet milletvekilleri, bütçenin toplam devlet harcamalarının sadece binde 4'ünü oluşturduğunu belirterek, "Kültürel etkinlikler güzel ama ekonomik krizde öncelikler gözden geçirilmeli" diyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy ise sunumunda, festivalin turizm gelirlerini artırarak uzun vadede tasarruf sağlayacağını savunuyor: "Ziyaretçi sayımız yüzde 8,7 artarak 49,2 milyona ulaştı; kültür yatırımları ekonomiye dönüyor."
Diyarbakır Valiliği, etkinliğin yerel ekonomiye katkı sağlayacağını ve israfı minimize etmek için yerel kaynakların öncelikli kullanılacağını belirtiyor. Festival heyecanı sürerken, soru şu: Kültürel mirasın tanıtımı mı yoksa kaynakların verimli kullanımı mı ön planda olacak? Kamuoyu, Bakanlık'tan detaylı bir mali rapor bekliyor.
Polis Haber Noktası-Haber Merkezi